Hz. Peygamberin haber verdiği ahir zaman fitnelerini ve deccallerin gayretlerini idrak etmek her müslümanın vazifesidir.. Bu bağlamda Said Nursi’nin Haçlı İttifakı’na dair beyan ve yaklaşımları elbette manidardır. İşte onun görüşlerinden biri: Devamını oku…
Cengiz Han yine Çin sınırlarında..
Tonyukuk abidesinin yaklaşık 20 km ilerisinde yer alan devasa Cengiz Han heykeli, Moğolistan’da yapılmış en büyük heykel… Cengiz Han bütün ihtişamıyla Çin sınırında duruyor… Devamını oku…
Kül Tigin’in atını suladığı Selenge nehri
Nehrin Selenge olduğunu öğrenince içimiz içimize sığmadı, gün ışığının yansıması ile oluşan Selenge’yi seyretmeye doyamadık. Selenge Türk tarihinde Orhun ve Yenisey Nehirleri gibi büyük öneme sahiptir.
Suyun çağıltısında sanki halen Bilge Kağan’ın Kül Tigin’in sözleri, dört nala koşan atların ise kişnemeleri yankılanıyordu… Selenge’nin suyunu yüzümüze çarparak hissettik ve sevgiliden ayrılır gibi gözümüz arkada kalarak yolumuza devam ettik. Devamını oku…

Geyik kılığına girerek Tanrı’ya yükselmek
İncelediğimiz bir kurganda kaya üzerinde “dağ keçisi” motifi gözümüze çarpıyor. Züün Nur “Sol Gölü” yakınından geçtikten sonra bu sefer büyük bir kurgan alanına rastlıyoruz. Alanda yaklaşık 15 kadar kurgan ve hemen hemen her kurgan başında geyik taş yer alıyor. Devamını oku…
Dağlarda taşlarda Türk damgaları…
Bugut Anıt mezar külliyesinin çevresi kaya resimleri ile kaplı olduğunu fark ediyoruz. Heyecanla ve merakla arabadan inerek tepelere doğru yürümeye başladık, uzaktan gördüğümüz bir iki kaya resmi her adımda daha da çoğalıyor ve her kaya üzerinde ayrı bir figür ve damga gözümüze ilişiyordu. Devamını oku…

“Kurttan süt emen çocuk”figürü Bugut Yazıtı’nda…
Bugut Yazıtı’nın özgün hali müzenin bahçesinde duruyor. Bu yazıtın üzerindeki kabartmada “Kurttan süt emen çocuk” figürünün olduğu iddia ediliyor, ama bunu seçmek oldukça zor. Yazıtın arka yüzündeki yazılar neredeyse silinmiş vaziyette. Taşın üst kısmı ise kırılmış, çimento ile yapıştırılmaya yani tamir edilme çalışılmış! Devamını oku…
Türk’ün kutsal Orhun kaynağından su içmek
Hangay Dağları’nı geçerek gün batmadan biraz önce Orhun Şelalesi’nin bulunduğu yere varıyoruz. Hava kararmadan akşam ışığında Orhun Şelalesi’ni görmeye gidiyoruz. Şelaleye yaklaştıkça suyun çağıltısı daha da artıyor, her yer yemyeşil, şelaleyi oluşturan pınarların suyu buz gibi ve tertemiz.
Işığın her yansıması şelaleyi ayrı bir güzelliğe sokuyor, bembeyaz akan şelale akşam ışığında bir anda maviye dönüyor, belli belirsiz gök kuşağı oluşuyor sanki. Ama hâkim renk mavi. Uzun yolculuğumuzun tüm yorgunluğunu üzerimizden atıyor ve ruhumuzu Orhun’un sularında kandırıyoruz.
Devamını oku…
Türk’ün 1250 yıl önce yakılmış ocağı tütüyor
Sabahın erken saatlerinde Bilge Kağan ve Kül Tigin Anıtları’nı görmek üzere yola çıkıyoruz. İlk defa olarak görecek kişilerin içinde, büyük bir heyecan, merak var. Daha önce görenler ise tekrar görebilecek olmanın verdiği mutluluğu yaşıyor… Devamını oku…
Bilge Tonyukuk, ben kendim, Çin yönetimi sırasında doğdum. Türk halkı o zaman Çin’e bağımlı idi. Türk halkı, kendi hanını bulamayınca, Çin’den ayrıldı; han sahibi oldu; fakat hanını bırakıp Çin’e yeniden bağımlı oldu… Devamını oku…

Atalarımızın göçü binlerce yıl öncesinde başlamış ve binlerce yıl sürmüştü ama biz onların bıraktığı izlere Pekin’e kadar on saat, Pekin’den Ulan Batur’a iki buçuk saat uçarak varacaktık… Devamını oku…
Son Yorumlar