“Mustafa Kuseyri’yi kendi arkadaşları öldürdü”
Hulki Cevizoğlu- Evet, ilginç açıklamalar, hoş sözler. Tabiî hatırlamak da çok önemli.
Bir de Mustafa Kuseyri’nin ölümü var…
Mustafa Kuseyri kimdi, nasıl öldü ve bunu siz Devrim Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü olarak kamuoyuna nasıl yansıttınız? Bu biraz Deniz Gezmiş’in banka soyması hikâyesine benziyor mu acaba? Devamını oku…
“Askerle iş tutan grubundaydım”
Hasan Cemal- Vallahi, burada plânlanan çok karmaşık, çetrefil bir şey değildi. Söylenen; askerin yapacağı bir darbe ve bu darbeyle birlikte ihtilâle giden yolun açılması.
Nitekim, Türkiye’de o dönemde 68 liderleri de, ordunun içinden gelecek, 27 Mayıs benzeri bir askerî darbenin beklentisi içindeydiler ve buna bel bağlamışlardı bir kısmı, hatta büyük bir kısmı. Ve o yüzden de, sol Kemalistlerin, yani Devrim Dergisi Grubu’nun ya da Madanoğlu Grubu’nun ya da Doğan Avcıoğlu Grubu’nun işini zorlaştırmamak gibi de bir genel ilkeleri, bir genel eğilimleri vardı ve bu yüzden de, bu farklı yolun önünü açmaya çalıştılar, köstek olmamaya çalıştılar. Bu, Türkiye’deki 68 ve Batıdaki 68’i birbirinden ayıran bir konu. Belki daha sonra konuşabiliriz onları. Devamını oku…
“Alttan gelen darbe ihtimali vardı”
MUHSİN BATUR’DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
12 Mart’ın Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Muhsin Batur, Ceviz Kabuğu Programında Hulki Cevizoğlu’na önemli açıklamalar yapmıştı. Devamını oku…
“Başka bir ordu kurulması fikri gelmişti bize”
Mustafa Yalçıner(68 Sol öğrenci liderlerinden)- Yoksa, işte ne sol Cuntacılar, ne sağ Cuntacılar, bunlar bizim bel bağladığımız gruplar arasında değildi. Devamını oku…
BİR TARİHİN TUTANAKLARI:Çağlayangil: CIA adamın altını oyar
Haşmet Atahan(68’liler Vakfı Başkanı)- 12 Mart’ın bugün yarattığı CIA tarafından Türkiye’de yapıldığı açıklamalarla ortaya çıkıyor.
Biz hemen kısa bir açıklama yapalım. İhsan Sabri Çağlayangil, ki o zamanın Dışişleri Bakanı’dır, yapmış olduğu bir İsmail Cem’le söyleşide şunu söylüyor: Devamını oku…
“Tarihin akışını değiştirecek buluşma!”
“Atatürk’ün sırdaşı” Kılıç Ali’ye göre, çok önemli yetkilerle donatılmış General Harbord’un Sivas’a gelişi, “tarihin akışını değiştirecek” kadar önemli idi
Amerikan Kuvvetleri Başkomutanı General Pershing’e tanınmış fiilî yetkilerle donatılmış General James C. Harbord’un Sivas’a gelişi, Kılıç Ali’ye göre “tarihin akışını değiştirecek” kadar önemli idi. Kılıç Ali’nin şu sözleri çok dikkat çekicidir:
“Bir gün gelir de, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nin ilk günleri hislerden arınmış ve gerçek değeriyle yazılırsa, bu buluşma, Türkiye Cumhuriyeti’ne imkân veren temel olaylardan biri olarak yerini koruyacaktır.”
“Atatürk’ün sırdaşı” Kılıç Ali, Amerikan generali ile Mustafa Kemal’in buluşmasıyla ilgili şu çarpıcı açıklamalarda bulunuyor:
“Denilebilir ki, yüzyılımızda hiçbir gizli konuşma, 22-24 Eylül 1919 gün ve gecelerinde devam eden Sivas Mülakatı kadar, olayların akışını değiştirmemiştir! Devamını oku…
Genç Tıbbiyeli’den Mustafa Kemal’e:Manda’yı kabul ederseniz sizi de reddederiz!..
“Manda düşüncesini kabul ederseniz, Mustafa Kemal’i ’vatan kurtarıcısı’ değil, vatan batırıcısı’ilan eder ve şiddetle kınarız” diyen Tıbbiyeli delege Hikmet’e Ulu Önder, “Evlat (Çocuk!) müsterih ol. Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz” cevabını veriyordu
Sivas Kongresi’nin ilk üç gününde ana konulara girilemedi. Kongre üyeleri zamanlarının büyük bölümünü, o güne kadar kafalarında biriktirdikleri soruların yanıtını aramakla “güven oluşturmaya” yönelik tartışmalarla geçirdiler. Özellikle, “toplantı İttihatçıların toplantısı mıydı, değil miydi?” sorusu ve bu konuda “yeminler edilmesi” tartışması ön plandaydı.
Daha sonra, Türkiye’yi işgalden kurtarmak için kurulan derneklerin birleştirilmesine karar verildi.
“Manda” (himaye) konusu da kongrenin çok ayrıntılı biçimde üzerinde durduğu ana konulardan biri oldu.
Anadolu’da bir “Milli Hükümet” kurulmasına değinen Mustafa Kemal, mandacılığın kabul edilemeyeceğini vurguladı durdu. Milli hükümet kurulmasını isteyenlere (Mazhar Müfit, Hüsrev Sami Bey, Denizli ve Afyon delegeleri) destek veriyor ve buna karşı çıkacak Padişah ve Damad Ferit için “İsterlerse buna isyan adını versinler” diyor ama tedbirli davranıyordu: Devamını oku…
Yabancıya toprak ve mülk satmayın!..
Yıl 2007 değil, 1919…
“Yabancıların toprak almasında her türlü engelin ortadan kalkması, sağlıklı bir mali sistemin kurulması ve yol veya köprülere yatırılan sermayenin güven altına alınabilmesi için verilen güvenceler, ardından büyük sonuçlar getirecek olan diplomatik başarılardır. Önümüzde işlenmemiş ve zengin bir toprak bulunmaktadır. Batı sanayisi bu toprağa nüfuz etmeli ve ona sahip olmalıdır.”
Times Gazetesi (12 Şubat 1856)
Times Gazetesi’nin bu yazısından 63 yıl sonra 1919’da, İstanbul’da toprağı ve binası olan vatandaşların bir kısmı mülklerini yabancılara satmaya başladı.. Bu satışları durdurmayan İstanbul Hükümetinin amacı, “bütçe açığını kapatmak” idi!..
“Mümkünse alalım…” Devamını oku…
Gül 1995: Sizi köşkün kulübesine koyacaklar
Teslimiyet belgesine Başbakan Erdoğan ile birlikte imza atan Abdullah Gül, Meclis kürsüsünde AB için şöyle diyordu: Avrupa’nın Zenginler Kulübü’nün köşkünde, bahçedeki bir barakaya girdik diye sevinerek geldiniz
Abdullah Gül, 1995 yılında TBMM’nde bu AB için şöyle konuşuyor ve büyük alkış alıyordu!: Devamını oku…
SUNUŞ
“Kod Adı: 68”de, 1968 Kuşağının Türkiye’deki liderlerinin yıllar sonra yaptıkları ilk ağızdan açıklamaları var.
Bir daha bir araya gelemeyecek “tarihin canlı tanıklarını” bir araya getirdim ve kameralar ile milyonlarca izleyici önünde konuşturarak,
”68’in yazılı tarihi”ni oluşturdum. Devamını oku…
Son Yorumlar