PERİNÇEK’İ MAHKUM EDEN YARGIÇ KİN KUSTU
“Soykırımın kanıtı, herkesçe kabul edilmesidir”!
Doğu Perinçek, Lozan Mahkemesi kararını açıklayınca, “Irkçı ve emperyalist bir karar” demişti. Şimdi, gerekçeli karar açıklandı. Demokrasinin beşiği kabul edilen İsviçre’nin göbeğinde alınan karar ve gerekçesi, emperyalist sistemin düştüğü durumu yansıtması bakımından çok çarpıcı.
Perinçek’in ve avukatı Moreillon’un önemle üzerinde durduğu bir konu, mahkemelerin tarih hakkında karar veremeyeceğiydi. Lozan Mahkemesi Hakimi Pierrre-Henri Winzap’ın imzasını taşıyan gerekçeli kararda, “Mahkeme de bu görüşte” diyor ama vardığı sonuç farklı: Tarihçiye ve belgeye ihtiyaç yok, “herkesçe” kabul ediliyor olması, Ermeni soykırımının kanıtıdır! Evet, gerekçeli kararda aynen şu satırlar yer alıyor:
“Ermeni soykırımı uluslararası bir mahkemece tanınmış olsun veya olmasın olmasın herkesçe iyi bilinen bir vakıadır. Karşılıklı olarak taraflar en azından bir noktada; tarih yapmanın mahkemeye ait olmadığı noktasında mutabıktırlar. Mahkemenin kendisi de taraflarla aynı fikirdedir. Şu halde eğer duruşma salonuna tanıklık etmeye gelen tarihçilerin tanıklığına veya gerek müdahil tarafça gerekse savunma tarafından sunulan belgelere hiçbir atıf yapılmazsa, işbu hükümde herhangi bir eksiklik görülmeyecektir.”
Hakim, gerekçenin diğer bir bölümünde de “İsviçre kamuoyunun düşüncesini” kanıt olarak öne sürüyor.
Hakimin cezaya hükmederken öne sürdüğü bir başka gerekçe, “Doğu Perinçek kesin bir şekilde, tarafsız bir komisyon kurulsa ve bu komisyon bir gün Ermeni soykırımının gerçekten varolduğunu söylese bile tutumunu değiştirmeyeceğini beyan etmiştir”.
KANUN MADDESİ “ERMENİ SOYKIRIMI HARİÇ” DEMİYORMUŞ!
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in beraatini talep ederken üzerinde ısrarla durduğu bir konu da, kendisinin söz konusu Ceza Kanunu’nun 261. maddesinden yargılanamayacağıydı. Perinçek’in İsviçreli avukatı Moreillon, “Ceza Kanunu’nun 261. mükerrer maddesinin 4. bendi uluslararası planda ve kesin olarak kanıtlanmış olan soykırımlara uygulanabilir. Şu anda, bu tanıma uygun üç soykırım bilinmektedir: Yahudi soykırımı, Ruanda, Bosna-Hersek’teki Serebrenika’daki toplu kıyımlar” demiş, konuya ilişkin onlarca belge sunmuştu mahkemeye. Moreillon, ayrıca, bir ceza mahkemesinin, Ermeni meselesi gibi kanıtlanmamış bir olayla ilgili hüküm veremeyeceğini döne döne, güçlü dayanaklarla anlatmıştı.
Lozan Mahkemesi Hakimi Pierrre-Henri Winzap’ın bu itiraza yanıtı şöyle: “Madde, örneğin ‘Ermeni soykırımı hariç Yahudi soykırımı’ dememektedir”! Gerekçeli kararda, dolambaçlı bir takım varsayımlar öne sürüldükten sonra, “Ermeni soykırımının yasa koyucu için örnek oluşturduğu akla gelebilir” deniyor!
PERİNÇEK “ULUSLARARASI YALAN” DİYOR, DEMEK Kİ SOYKIRIM GERÇEK!
Perinçek’in avukatı Moreillon, Savunma Söylevi’nde Perinçek’i beraat ettirmekten başka çareniz yok derken, şöyle konuşuyordu: Mahkeme aslında dört bir yandan gelen, kimi eksik, kimi taraflı, hiçbiri ciddi bir yetkinliğe dayanmayan belgelerin altında kalmıştır. Bunlar esas olarak siyasi belgelerdir (Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler Komisyonları, İsviçre ve diğer devletlerin meclisleri vb.). Temelde taraflıdırlar. Hiçbir Yargıç soykırımı tanımamıştır. Herhangi bir davada, herhangi bir yargı kararında soykırımdan söz edilmemektedir.
Mahkeme, gerekçeli kararda Moreillon’a bir cevap veremezken, aynı tutumu sürdürüyor: “Zaten, Doğu Perinçek, uluslararası topluluğun bunun böyle olduğunu gözönüne aldığını bilmeseydi, Ermeni soykırımını hiçbir zaman uluslararası yalan olarak nitelendirmezdi”.
Perinçek’in başı dik tutumu, Mahkeme tarafından “kibir” olarak görülüyor. “İnkarı”, kullandığı terimlerin “sert” olması gerekçe gösterilerek Perinçek’e “ırkçı”, “provokatör” kulpları takılıyor.

Yorum Yapın